24 Eylül 2013 Salı

Ela ile İtalya turu..

Geçtiğimiz Temmuz ayında, Ela 8 aylık iken belki bir çok kimsenin cesaret edemeyeceği birşey yaptık.. Tüm İtalya'yı karış karış gezdik.. Ela ile tatile gitmek herşeyden çok zevkliydi.. Ela elinden geldiğince bize ayak uydurdu.. Turun maskotu, 72 milletin sevgilisi oldu.. Milano'da başlayan turumuz Napoli'de sonlandı.. Fazla söze gerek yok, Ela'nın tatili nasıl geçmiş buyrun fotolara..:)


Sabahın 5'inde İtalya uğruna yoolara düşünce minik Ela havaalnında boarding için yürürken babasının kucağında uyuyakaldı. Yürürken uyumak da bizim için bir ilk oldu.. Milano'da bizi süper bir sıcak karşıladı.. Sabah uykusunu alamayan Ela uyumaya devam etti:)


Venedik'te gondol sırasını beklerken Goldal'dan inen Hintli olduğunu tahmin ettiğimiz turistler Ela'nın fotoğrafını çekmeye başladı.. Öyleki, Ela'yı fotoğraflayan Hint'li turist sayısı her saniye artmakla birlikte meraklı diğer turistlerle farklı milletlerden çeşitlendi:)


Karnımızı tıka basa doyurmanın yolu her şehirde en az bir kez Hard Rock cafeye uğramaktan geçti.. Ela rock müziğinde etkisi ile kendinden geçti.. Bir ara kafa sallamasını durdurmak için uğraştık:) Bebekli olduğumuz için sunulan hizmet açısından da Hard rock cafede rahat ettik..


Floransa hepimizin en beğendiği şehir oldu.. Buram buram tarih kokan bir açık hava müzesi gibiydi..


Pisa kulesi düşmesin diye çok uğraştık.. Ailecek en iyi pozu vermeye çalıştık.. Ela da elinden gelen çabayı gösterdi:)


Tatil boyunca, sevgili babamız bıkmadan, usanmadan, bir off çekmeden sevgili kızı Ela'yı arabası ile sürdü.. Öyleki, ona destek olmak istediğimde, Ela'nın arabası olmadan İtalya'da adım atamayacağını söyledi:) Elanın arabası ve babası bütünleşti:) Tur kılavuzumuzda desteğini eksik etmedi.. herşey Ela'nın konforu için...


Toscana vadisine, San gimignano ve Siena'ya bayıldık.. Özellikle Siena, uzun süre gözlerimizin önünden gitmeyecek.. Az sonra bir yerden çıkarak kral, kraliçe ve halkı sokaklara dökülecek gibiydi.. Orta çağı başka hiç bir yerde bu kadar çok hissedemezdik..
.

Roma'da İspanyol merdivenlerinde yorgunluğumuzu attık, aşk çeşmesinde dileklerimizi diledik.. Ela babasına ve sıcacık kucağına tam anlamıyla doydu:)


En güzel pizzayı, Roma'da aşk çeşmesinin hemen sağ tarafındaki pizzacıda yediğimize dair turdaki herkes hem fikirdi.. Pizzalar hem çok çeşitli, hem de lezzetliydi..
Dönüş yolunda havaalanında Ela'nın abbasını bekleme yerinde uyuyakalması bu tatilin yorgun savaşçısını çok güzel özetliyordu:) teşekkürler Baba.. Sevgili kızın ile bu kadar güzel ve özenle ilgilendiğin için.. teşekkürler Ela.. bir tatili bu kadar zevkli kıldığın için..

 


 

Ela parkı çok seviyor..

Sevgili kızım Ela, havanın güzel olduğu her gün akşama doğru parka gidiyor..  Salıncakta sallanıyor.. şimdilik kaykaydan ve tahterevalliden pek anlamıyor.. Hıphızlı sallanmaktan zevk alıyor, gülücükler saçıyor annesine.. Parkta o kadar çok çocuk var ki, bu yönden çok şanslı. Rüzgar, Nil, Masal, Ege, Sarp, Elif... Bu aralar en çok Elif ile iletişimde, aralarında sadece 4 gün var.. Havalar soğuduğu için biraz üzülüyoruz.. Ela'nın yeni yeni adım attığı bugünlerde parka daha çok ihtiyacı var.. Yavaş yavaş özgürlüğünü ilan ediyor çünkü:)

 Ela, yaz başından bu yana akşam üzeri vaktini parkta geçiriyor..

 Havalar soğudukça, üstümüzü sıkı sıkı giyindik.. Hatta kapşonumuzu da geçirdik.. Ela pek hoşlanmıyor şapka türünden. Ayy çok güzel oldun dediğimizde, kapşonunu takmayı kabullendi:) Güzel olmanın ne demek olduğunu biliyor...:)
  Biraz daha parka gideriz, pastırma sıcaklarını iple çekiyoruz.. Şöyle kış gelmeden diğer bebişler gibi çimlerde pıtır pıtır yürümeyi çok istiyoruz..